SON DAKİKA

KEMAL KILIÇDAROĞLU

Bu biyografi 23 Mayıs 2017 - 21:14 'de eklendi ve kez görüntülendi.

1948 yılında Tunceli’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Anadolu’nun çeşitli il ve ilçelerinde tamamladı. 1971 yılında Ankara iktisadi ve Ticari ilimler Akademisinden mezun oldu.

Yayın ve Çalışmalar Aynı yıl hesap uzman yardımcılığı sınavını kazanarak Maliye Bakanlığı’na girdi. Hesap uzmanı olduktan sonra, bir yıl süre ile Fransa’ da kaldı. 1983 yılına kadar hesap uzmanlığı görevini sürdüren Kılıçdaroğlu, 1983 yılında Gelirler Genel Müdürlüğü’ne daire başkanı olarak atandı. Daha sonra aynı Genel Müdürlükte, genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı.

1991 yılında, Bağ-Kur, 1992 yılında da SSK Genel Müdürlüğü’ne atandı. Kısa bir süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müsteşar yardımcılığı da yapan Kılıçdaroğlu, Ocak 1999 ayında kendi isteği ile SSK Genel Müdürlüğü’nden emekli oldu.

8. Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında, “Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu” Başkanlığını yaptı.

Hacettepe Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

Türkiye iş Bankası Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulundu.

Halen istanbul Milletvekilliği görevini yürütmektedir.

Ödüller 1994 yılında “Ekonomik Trend Dergisi’nce konusunda yılın bürokratı seçildi.

Evli ve üç çocuklu olan Kılıçdaroğlu’nun yayınlanmış üç kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır. 22 Mayıs 2010 tarihinde, CHP Genel Başkanı seçildi.

HAKKINDA YAZILANLAR

Horasanlı Baba Kureyş: Kemal Kılıçdaroğlu
Zaman 16 Şubat 2009

Aksiyon Dergisi’nin bu haftaki sayısında CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile yapılan bir röportaj yayınlandı.
Haberin spotunda Kılıçdaroğlu şöyle anlatılıyor: Adı ‘dosyalı siyaset’çiye de çıkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, sakin mizacını Alevilikte dede ocaklarından Kureyşan aşiretine mensup olmasına bağlamak mümkün. Zira o da dedelik makamına sahip; ama bürokratlığı buna engel olmuş. İşte Cemal Kalyoncu tarafından yapılan Aksiyon’daki röportajın bir bölümü.

Kemal Kılıçdaroğlu, aslında bir aşirete mensup. Ailesi Dersim’in eski adıyla Kızıl Kilise, yani Nazımiye ilçesinden. Asıl köyü Ballıca. Ancak terör sebebiyle şehir merkezine yakın bir köy olan Kocakoç’ta yaşamış ailenin diğer fertleri.
Osmanlı’dan daha evveliyatı da var aşiretin. Aslen İran Horasan’ına kadar uzanıyorlar. Önce Konya Akşehir’e yerleşiyorlar. Kemal Kılıçdaroğlu’nun da içinde bulunduğu aşiret, Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasındaki çatışma dolayısıyla bugünkü yerlerine göçüyor. Osmanlı kayıtlarında hâlen Akşehir’de göründüklerini de söylüyor Kılıçdaroğlu.
Kemal Bey, eski senatör Arslan Bora’nın da mensubu olduğu Kureyşan aşiretinden. Kureyşanlılar bölge halkı nazarında kutsal bir ocak. Kureyşanlılar’da dedelik yapanlara, ‘Horasanlı Baba Kureyş’ denildiği de söylenir. Dersim’de Kureyşanlılar’la birlikte Baba Mansur Ocağı da önemli bir ocak sayılır. Bu iki ocak arasında akrabalık olmadığını ama öyle bilindiğini söylemektedir Kılıçdaroğlu. Bildiğimiz Kureyş kabilesi ile bir alakaları olmadığı notunu da düşmek gerekiyor burada.
-Kureyşan aşireti önemli ocaklardan. Alevi geleneğinde Dedelik makamı buradan mı geliyor?
“Söyleniyor, evet.”
-Sizdeki bu sakin tabiatın altında böyle bir kültürden gelmenin etkisi olduğu kanaati var.
“O kültürden gelmenin etkisi var tabii.”
-Dolayısıyla dedelik sizde de var mı?
“Ailede var ama ben bu işi yapmıyorum tabii takdir edersiniz ki.”
-Ama siz de dedelik makamındasınız diyebilir miyiz?
“Diyebilirsiniz tabii. Ama dediğim gibi bu kültür olmakla beraber hani o kültürü uygulayan bir kişi değilim. O da, yetişmem, bürokraside görev yapmam dolayısıyla bizim hani o bağlantıda bir şey yapmamız zaten mümkün olmuyor.”

Kureyşanlı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ailesi Dersim’de Cebeligiller lakabı ile de tanınıyor. Kemal Bey, bunun, muhtemelen ailede birisinin Osmanlı’da askerlik yapmasından kaynaklandığını düşünüyor. Osmanlı zamanında dedesinin dedesini de eşkıya olarak anlatıyor o. Buradaki bilgileri tam olmadığı için de muhtemelen o kişinin Cebeli denen kişi olabileceğini söylüyor. İhtimal ki Kemal Bey’in babası Kamer Bey, 1934’te, ailesinin Karabulut olarak aldığı soyadını eşkıya büyük dedesine dayandırarak 1950’den sonraki bir tarihte Kılıçdaroğlu diye değiştiriyor.

Aile daha çok tarımla meşgul olmuş. Kemal Kılıçdaroğlu, Yusuf Bey ile Zeynep Hanım’ın beşi erkek sekiz çocuğundan biri olan Kamer Bey’in oğlu olarak 1948’de dünyaya gelmiş. Kamer Bey, önce Meteoroloji’de, ardından da Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki tapu dairelerinde çalışıp en son Patnos’tan emekli olmuş. Evliliğini, Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in de mensubu olduğu Areli (bazı yerlerde Areyli diye de geçiyor) aşiretinden Zülfü Bey ile Hatun çiftinin beşi erkek yedi çocuğundan biri olan Yemuş Hanım’la yapmış. Yemuş isminden dolayı da Ermeni iddialarına maruz kalmış Kılıçdaroğlu ailesi. Kemal Bey bunun ‘nüfus memuru azizliği’ olduğunu belirtiyor.

Aşiretteki feodal yapı aileye de yansımış. Kamer-Yemuş çiftinin de beşi erkek ikisi kız yedi çocukları gelmiş dünyaya. Kardeşlerin içinde tek üniversite bitiren Kemal Bey. Kız kardeşlerinden Fikriye’yi okutmamak Kılıçdaroğlu’nun en büyük pişmanlıklarından biri. Kılıçdaroğlu, ikisinin işçi emeklisi, birinin de ilkokul müdürlüğünden emekli olduğunu belirttiği kardeşlerinin isimlerini, nedense ‘onların rızasını almadan vermek istemiyorum’ diyerek vermedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kürekle okyanus geçen ilk Türk: Erden Eruç

Erden Eruç denizcilik konusunda aşılamamış bir isim... Dağcı, denizci ve gezgin olan Eruç, KaslaGit çıktığı yolculuğunu başarıyla tamamlayarak "Kürekle okyanus geçen ilk Türk" ünvanına sahip olmuştur. Evet, yanlış duymadınız, kürekle okyanus geçmeyi başarmış bir isim. 2007 yazında başladığı Kas Gücüyle Devr-i-alem projesini 5 sene 11 gün sonra 2012 yazında tamamlayabilmiştir. Kas gücüyle dünya turunu tamamlamayı başarmış ilk ve tek kişidir. Aynı zamanda en hızlı kas gücüyle devrialem rekorunun da sahibidir. Tarihte üç ayrı okyanusu küreklemiş ilk kişi olma ünvanı da yine kendisine aittir. Büyük Okyanus'ta geçirdiği 312 gün ile denizde en uzun süre kalan yalnız kürekçiye dair Guinness Dünya Rekoru'nun sahibi de yine Erden Eruç'tur…

Özkan Gülkaynak

Özkan Gülkaynak herhangi bir elektronik takip aygıtı kullanmadan ve solo olarak çıktığı yolculuğunu 3 yılda tamamlamıştır. Gülkaynak, 1 Temmuz 2006'da İzmir'den çıktığı yolculuğunu "Kıyılar bozulmasın, denizler temiz kalsın" sloganıyla sürdürmüştür. Elektronik seyir aygıtı kullanmayan denizci, Atlantik Okyanusu dışında yalnız seyahat etmiştir. …

Horn Burnu’nu dolaşan ilk Türk denizci: Hakan Öge

Hakan Öge, Macellan'ın geçtiği Horn Burnu'nu dolaşan ilk Türk denizcidir. Ancak Öge'nin çok yönlü kişiliği birçok farklı başarıya imza atmasını sağlamıştır. Aynı zamanda bir fotoğrafçı olan Öge, dünya turuna devam ederken Zambezi Nehri'nde çektiği fotoğrafla, Atlas Dergisi'nin dünya fotoğrafları alanında birinci seçilmiştir. Dünyanın en tehlikeli suları olarak kabul edilen Antarktika'dan önceki son kara parçası olan ıssız Los Estados Adası'na ulaşan Öge, böylece Horn Burnu'nu geçen ilk Türk denizci olmuştur. Ayrıca, 2007 yılında paramotorla Sinop'tan Anamur'a uçarak Türkiye'yi kuzeyden güneye kat etmiş ve dünyada paramotorla uçulmuş en uzun mesafenin sahibi olmuştur. Bu yolculuk ise 12 gün sürmüştür. …

Ekrem İnözü

2005 yılında eşi Ann ile birlikte dünya turuna çıkan Ekrem İnözü, dünya turunu en hızlı tamamlayan Türk denizci ünvanına sahiptir. Kızının adını verdiği 17 metrelik yelkenli ile yolculuğa başlayan çift Bodrum'dan başlayan rotalarını 30 ay sonra, Bodrum Turgutreis'teki D Marin Marina'da noktalamıştır. …

Alim & Hattaya Sür çifti

Alim Sür doğuştan maceracı, hatta bu tutkusunu abartılı olarak da ifade etmeyi başarmış bir denizcidir. 19 yaşındayken kardeşi Naim Sür ve Ali Aytar isimli arkadaşıyla, ANASA isimli 3,5 metrelik motorsuz balıkçı sandalıyla Marmaris'ten İstanbul'a yelken-kürek yola çıkmışlar, Simi Adası yakınlarında alabora olup Yunan balıkçılar tarafından kurtarılmışlardır. Bu kazaya rağmen denize olan tutkusunu kaybetmeyen Alim Sür, eşi Hattaya Sür ile birlikte 2003 yılında, 10 metrelik Prout 33 Quest marka katamaran teknesiyle çıktığı dört yıllık dünya turunu Haziran 2008 tarihinde tamamlamıştır. …

Dünyayı yelkeniyle dolaşan 2. Türk kadın: Ayfer Er

1993 yazı... İstanbul’da stilistlik yapan Ayfer Er, Datça’ya tatile gider... Bir akşam üzeri deniz kenarında otururken, arkadaşları koyda demirlemiş yelkenlilerle ilgili konuşmaya başlar... Teknelerden biri Er’in dikkatini çeker... Teknenin bir ‘Hallberg Rassy’ olduğunu öğrenir... İşte o merak ettiği tekne hem ona aşkın kapılarını hem de denizlerde beş yıl sürecek bir dünya turunun yolunu açar... Ayfer Er, 15 günde aşık olduğu İsveçli mühendis Göran ve bir Hallberg Rassy ile tam beş yıl sürecek dünya yolculuğuna yelken açar. 1993 yazında Datça’da başlayan seyahat 1998’de Antalya’da biter... Dünyayı dolaşan 7. Türk denizci ve dünyayı yelkenliyle dolaşan 2. Türk kadını ünvanına sahiptir. Göran isimli elektronik mühendisi olan İsveçli ar…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ

İlk Sen Haberdar Ol!Web bildirim ile, önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz? Daha SonraBildirimleri Al.