SON DAKİKA

NEŞET ERTAŞ

Bu biyografi 23 Mayıs 2017 - 21:14 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Neşet Ertaş, (d. 1938[1], Çiçekdağı, Kırşehir, Türkiye – ö. 25 Eylül 2012, İzmir, Türkiye), Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı. Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi. Yaşar Kemal, Ertaş’ı “Bozkırın Tezenesi” olarak adlandırmıştır.

Babası bağlama ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Ertaş’tır. 8 yaşına kadar doğduğu köy olan Kırtıllar Köyü’nde yaşamış, sonrasında ailesi ile birlikte İbikli Köyü’ne yerleşmişlerdir. 12 yaşındayken annesi Döne’yi kaybetmiştir. Babası Muharrem Ertaş, Yozgat’ın Kırıksoku Köyünden Arzu isminde bir kadınla evlenince bir süre bu köyde yaşadıktan sonra Yozgat’ın Yerköy ilçesine yerleşmişlerdir.

Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile çalıp sesi ile türküler söylemeye başladı. Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söyler. Bu durumu şu şekilde ifade eder; “Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız.”[2].

Neşet Ertaş, Kırşehir ve ardından 2 yıl da Kırıkkale’de bulunduktan sonra 1957 yılının sonunda İstanbul’a gelerek Şen Çalar Plak’ta ilk plağını Neden Garip Garip Ötersin Bülbül adı ile babası Muharrem Ertaş’a ait bir türküyle çıkarır. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder. 2 yıl İstanbul’da çalıştıktan sonra Neşet Ertaş Ankara’ya yerleşir ve sahne hayatına burada devam eder. 1962’de İzmir Narlıdere’de askerliğini yapar. Askerliğini yaptıktan sonra Ankara’da çalıştığı gazinoda Leyla isminde bir kızla tanışır ve hemen evlenir. Babası Muharrem Ertaş, Neşet’in bu evliliğine şiddetle karşı çıkar. Bu olaylardan sonra Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş uzun yıllar konuşmazlar. Neşet Ertaş ve Leyla Ertaş’ın bu evlilikten Döne, Canan adında iki kız ve Hüseyin adında bir erkek çocukları olur. 7 yıl evli kaldıktan sonra 1970’lerin başlarında ayrılırlar. 1978 yılında alkol ve sigara kullanımından dolayı parmaklarından felç geçirir ve işsiz kalır. Kardeşinin daveti üzerine Almanya’ya gider. Tedavi olur. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya’da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür.

Demirel zamanında kendisine sunulan ‘devlet sanatçılığı’ unvanını; “O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, ‘hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor’ diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.” diyerek geri çevirmiştir.[3] Halk bu tavra destek vermiş ve Neşet Ertaş âdeta yaşayan bir efsane olmuştur. Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuvarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuvarlarda ders olarak okutulmuştur. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap hâlinde yayımlanmıştır.

25 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir.[4] Cenazesi Kırşehir Bağbaşı Mezarlığında toprağa verilmiştir.

Mezarı ise babası Muharrem Ertaş’ın yanındadır. Mezar taşında ise ”Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp, Hakk’a bağlı. İncitme canı, incitme.” yazılıdır.

Neşet Ertaş’ın adı Kırşehir’deki caddelerde, okullarda bulunmaktadır, ayrıca babası Muharrem Ertaş’la birlikte bir de anıtı bulunuyor.

Dünyada robot heykeli yapılmış ilk saz sanatçısıdır. Android heykeli dünyaca ünlü heykel sanatçısı Adil Çelik tarafından yapılmış, Kırşehir Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi’nde yerini almıştır.[5]

Tek parçalar[değiştir | kaynağı değiştir]
1957 – Neden Garip Garip Ötersin Bülbül
Çoban
1957-1979 Yılları arasında Kendisinin bile bilmediği birçok plak albüm yapmıştır. Bazıları şunlardır;
Hareli Gelin
Diloylu Halay Havası
Varıp Bir Kız On Yaşına Değince
Şeytanın Atına Binip Yeldirme
Bir Leyla Misali
Yardan Tatlısı Bulunmaz
Engeller Koymuyor Yar Sana Varsam
Ceylan
Vefasız Yar Aşkına (vay bana vah bana)
Kıbrıs Destanı (Kıbrıs Barış Harekatından Sonra Yazmış Olduğu Türküsü)
Giyindim Kuşandım Gittim Düğüne
Aşk Elinden Ağlayan
Sar Leyla Leyla(ayrıldığı karısına yazmıştır)
Hasta Düştüm
Tor Şahin Misali
Uyma Sakın
Albümleri[değiştir | kaynağı değiştir]
1957 – Neden Garip Garip Ötersin Bülbül
1960 – Gitme Leylam
1979 – Türküler Yolcu
1985 – Sazlı Oyun Havaları
1987 – Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler
1988 – Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
1988 – Kendim Ettim Kendim Buldum
1988 – Kibar Kız
1989 – Hapishanelere Güneş Doğmuyor
1989 – Sazlı Sözlü Oyun Havaları
1990 – Gel Gayri Gel
1992 – Şirin Kırşehir
1993 – Kova Kova İndirdiler Yazıya
1995 – Seçmeler 2
1995 – Seçmeler 3
1995 – Seher Vakti
1995 – Altın Ezgiler 3
1995 – Benim Yurdum
1997 – Nostalji 1
1998 – Ölmeyen Türküler 2
1999 – Ölmeyen Türküler 3
1998 – Gönül Yarası
Neşet Ertaş Külliyatı (15 serilik)[değiştir | kaynağı değiştir]
1999 – Zülüf Dökülmüş Yüze 1 Kayıt tarihi:1969-1974
1999 – Gönül Dağı 2 Kayıt tarihi: 1969-1974
1999 – Mühür Gözlüm 3 Kayıt tarihi: 1969-1974
1999 – Zahidem 4
1999 – Neredesin Sen
2000 – Garibin Dünyada Yüzü Gülemez 5 Kayıt tarihi: 1969-1974
2000 – Niye Çattın Kaşlarını 6 Kayıt tarihi: 1969-1974
2000 – Çiçekdağı 7 Kayıt tarihi: 1969-1974
2000 – Ayaş Yolları 8
2000 – Sevsem Öldürürler 9 Kayıt tarihi: 1974-1986
2000 – Ağla Sazım 10 Kayıt tarihi: 1974-1986
2000 – Hata Benim 11
2001 – Dostlara Selam 12
2001 – Sabreyle Gönül 13
2002 – Yar Gönlünü Bilenlere 14
2002 – Vay Vay Dünya 15
2003 – Gurban Olduğum
2008 – Neşet Ertaş 2008

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kürekle okyanus geçen ilk Türk: Erden Eruç

Erden Eruç denizcilik konusunda aşılamamış bir isim... Dağcı, denizci ve gezgin olan Eruç, KaslaGit çıktığı yolculuğunu başarıyla tamamlayarak "Kürekle okyanus geçen ilk Türk" ünvanına sahip olmuştur. Evet, yanlış duymadınız, kürekle okyanus geçmeyi başarmış bir isim. 2007 yazında başladığı Kas Gücüyle Devr-i-alem projesini 5 sene 11 gün sonra 2012 yazında tamamlayabilmiştir. Kas gücüyle dünya turunu tamamlamayı başarmış ilk ve tek kişidir. Aynı zamanda en hızlı kas gücüyle devrialem rekorunun da sahibidir. Tarihte üç ayrı okyanusu küreklemiş ilk kişi olma ünvanı da yine kendisine aittir. Büyük Okyanus'ta geçirdiği 312 gün ile denizde en uzun süre kalan yalnız kürekçiye dair Guinness Dünya Rekoru'nun sahibi de yine Erden Eruç'tur…

Özkan Gülkaynak

Özkan Gülkaynak herhangi bir elektronik takip aygıtı kullanmadan ve solo olarak çıktığı yolculuğunu 3 yılda tamamlamıştır. Gülkaynak, 1 Temmuz 2006'da İzmir'den çıktığı yolculuğunu "Kıyılar bozulmasın, denizler temiz kalsın" sloganıyla sürdürmüştür. Elektronik seyir aygıtı kullanmayan denizci, Atlantik Okyanusu dışında yalnız seyahat etmiştir. …

Horn Burnu’nu dolaşan ilk Türk denizci: Hakan Öge

Hakan Öge, Macellan'ın geçtiği Horn Burnu'nu dolaşan ilk Türk denizcidir. Ancak Öge'nin çok yönlü kişiliği birçok farklı başarıya imza atmasını sağlamıştır. Aynı zamanda bir fotoğrafçı olan Öge, dünya turuna devam ederken Zambezi Nehri'nde çektiği fotoğrafla, Atlas Dergisi'nin dünya fotoğrafları alanında birinci seçilmiştir. Dünyanın en tehlikeli suları olarak kabul edilen Antarktika'dan önceki son kara parçası olan ıssız Los Estados Adası'na ulaşan Öge, böylece Horn Burnu'nu geçen ilk Türk denizci olmuştur. Ayrıca, 2007 yılında paramotorla Sinop'tan Anamur'a uçarak Türkiye'yi kuzeyden güneye kat etmiş ve dünyada paramotorla uçulmuş en uzun mesafenin sahibi olmuştur. Bu yolculuk ise 12 gün sürmüştür. …

Ekrem İnözü

2005 yılında eşi Ann ile birlikte dünya turuna çıkan Ekrem İnözü, dünya turunu en hızlı tamamlayan Türk denizci ünvanına sahiptir. Kızının adını verdiği 17 metrelik yelkenli ile yolculuğa başlayan çift Bodrum'dan başlayan rotalarını 30 ay sonra, Bodrum Turgutreis'teki D Marin Marina'da noktalamıştır. …

Alim & Hattaya Sür çifti

Alim Sür doğuştan maceracı, hatta bu tutkusunu abartılı olarak da ifade etmeyi başarmış bir denizcidir. 19 yaşındayken kardeşi Naim Sür ve Ali Aytar isimli arkadaşıyla, ANASA isimli 3,5 metrelik motorsuz balıkçı sandalıyla Marmaris'ten İstanbul'a yelken-kürek yola çıkmışlar, Simi Adası yakınlarında alabora olup Yunan balıkçılar tarafından kurtarılmışlardır. Bu kazaya rağmen denize olan tutkusunu kaybetmeyen Alim Sür, eşi Hattaya Sür ile birlikte 2003 yılında, 10 metrelik Prout 33 Quest marka katamaran teknesiyle çıktığı dört yıllık dünya turunu Haziran 2008 tarihinde tamamlamıştır. …

Dünyayı yelkeniyle dolaşan 2. Türk kadın: Ayfer Er

1993 yazı... İstanbul’da stilistlik yapan Ayfer Er, Datça’ya tatile gider... Bir akşam üzeri deniz kenarında otururken, arkadaşları koyda demirlemiş yelkenlilerle ilgili konuşmaya başlar... Teknelerden biri Er’in dikkatini çeker... Teknenin bir ‘Hallberg Rassy’ olduğunu öğrenir... İşte o merak ettiği tekne hem ona aşkın kapılarını hem de denizlerde beş yıl sürecek bir dünya turunun yolunu açar... Ayfer Er, 15 günde aşık olduğu İsveçli mühendis Göran ve bir Hallberg Rassy ile tam beş yıl sürecek dünya yolculuğuna yelken açar. 1993 yazında Datça’da başlayan seyahat 1998’de Antalya’da biter... Dünyayı dolaşan 7. Türk denizci ve dünyayı yelkenliyle dolaşan 2. Türk kadını ünvanına sahiptir. Göran isimli elektronik mühendisi olan İsveçli ar…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ

İlk Sen Haberdar Ol!Web bildirim ile, önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz? Daha SonraBildirimleri Al.