SON DAKİKA

OBRUK BARAJINDA 110’A YAKIN KUŞ TÜRÜ VAR

Bu haber 18 Ekim 2018 - 11:10 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Enerji üretimi için kurulan Obruk Barajı, Türkiye’nin yeni kuş cenneti oldu. Obruk’ta yaklaşık 20 familyadan 110’a yakın kuş türü tespit edildi.

“OBRUKTA ÖTÜCÜ, YIRTICI, SU KUŞLARI GİBİ 110’A YAKIN KUŞ TÜRÜ VAR”

Obruk Barajı’nın rezervuar tipi oluşumundan itibaren büyük bir kışlama alanı doğurduğunu anlatan Dr. Bulut, “2010 yılında yapılan sayımlarda 10 bin birey sayılmıştı. Geçen yıl yaptığımız çalışmada 30 bin bireye yakın kış kuşları sayıldı. Bu alanda Türkiye’de en çok kış kuşu popülâsyonuna sahip 17. alan olarak değerlendirildi.

Obrukta ötücü, yırtıcı, su kuşları gibi 110’a yakın kuş türü var. Obruk barajında aynı zamanda nesli tehlike altında olan su samuru gibi memeli türleri de var. Balıklarla kültür balıkçılığı var. Ekonomik balık türleri atılmış buraya üremiş. 30 bine yakın kuş kışlıyor dedik burada. Kışlayan kuş türleri nedeniyle burası aynı zamanda bir kuş cenneti. Burası ramsar koruma alanı olabilir. Bundan sonraki dönemde su kuşlarının avlanması merkezimizin girişimleri ve Çorum Valiliğinin de desteği ile yasaklanacak. Su kuşlarının daha sağlıklı kışlaması için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

300 milyon dolara mal olan Obruk Barajı, Türkiye’nin gizli bir biyolojik zenginlik alanı olarak dikkat çekiyor. Obruk’ta yaklaşık 20 familyadan 110’a yakın kuş türü tespit edildi. 30 bin bireye yakın kışlayan kuş popülasyonuna sahip Obruk Barajı aynı zamanda baharda üreyen kuş türlerine de ev sahipliği yapıyor.

Türkiye’de en çok kış kuşu popülasyonuna sahip 17. sulak alan olan Obruk’ta akkuyruklu kartal, kara ve küçük akbaba ile şah kartalı gibi nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altına alınan kuş türleri de bulunuyor. Doğal güzelliğiyle de fotoğraf tutkunlarının gözde mekanları arasında yer alacak olan Obruk, kurulması planlanan doğa parkuruyla birlikte turizme de katma değer sunacak.

Çorum’un Oğuzlar ilçesinde enerji üretimiyle sulama amaçlı kurulan Obruk Barajı, Türkiye’nin yeni kuş cenneti oldu.

Dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilen sulak alanların doğal işlevleri ve ekonomik değerleriyle ülkemizin de en önemli ekosistemlerinden biri olması gerçeğinden yola çıkan Hitit Üniversitesince kentin sahip olduğu doğal zenginliklerin tespit edilerek tanıtılması için çalışma başlatıldı. Bu kapsamda Hitit Üniversitesi Rektörlüğü bünyesinde kurulan Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Türkiye’nin en büyük barajları arasında yer alan Obruk’ta Çorum’un biyolojik çeşitliği ve doğal zenginliklerini ortaya çıkarmak adına geçtiğimiz yıl hayata geçirilen proje kapsamında barajda yapılan saha ve gözlem çalışmalarında ötücü, yırtıcı, su kuşları gibi yaklaşık 20 familyadan 110’a yakın kuş türü tespit edildi.

30 bine yakın kuşun kışladığı baraj gölünde aynı zamanda bahar mevsiminde üreyen kuş türlerine de ev sahipliği yaptığı görülürken, üreyen kuş türleri arasında akkuyruklu kartal, kara ve küçük akbaba ile şah kartalı gibi popülasyonları tehlikede altında olduğu için koruma altına alınan endemik kuş türlerine de rastlandı.

300 milyon dolara mal olan, 36 kilometre uzunluğunda, 661 milyon metreküp su rezervi bulunan ve 2008 yılında hizmete girmesiyle yıllık 473 milyon kwatt-saat enerji üretim kapasitesine sahip olan Obruk, artık Türkiye’nin gizli bir biyolojik zenginlik alanı olarak adlandırılıyor.

Hitit Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Dr. Şafak Bulut, Çorum’un biyolojik çeşitliği ve doğal zenginliklerini ortaya çıkarmak adına bir yıldır Obruk Barajı’nı izlediklerini ve bu kapsamda Obruk baraj gölü ve çevresinin biyolojik çeşitliliğinin ortaya konulmasının planlandığını belirtti.

Bu izlemeler sonunda Obruk Barajı’nda büyük bir kuş kitlesinin kışladığını tespit ettiklerini dile getiren Öğretim Üyesi Dr. Bulut, “Obruk Barajı 30 bin bireye yakın kışlayan kuş populasyonuna sahip. Baraj, aynı zamanda baharda üreyen kuş türlerine de ev sahipliği yapıyor. Üreyen kuş türleri arasında akkuyruklu kartal, kara akbaba, küçük akbaba, şah kartalı gibi popülasyonu tehlikede altında olduğu için koruma altına alınan kuş türleri de var. Aynı zamanda ülkemizde nadir görülebilen bazı su kuşları da burada ürüyor” dedi.

Türkiye’nin en çok kış kuş popülasyonuna sahip 17. sulak alan olan Obruk, yurt içi ve yurt dışından hem kuş gözlemcilerinin hem de doğa fotoğrafçılarının ilgisini çekecek potansiyeli bünyesinde barındırıyor. Doğal güzelliğiyle de fotoğraf tutkunlarının gözde mekanları arasında yer alacak olan Obruk, üniversiteye ait olan Oğuz Adası bünyesinde kurulması planlanan doğa parkurlarıyla birlikte turizme de katma değer sunacak.

Obruk Barajı’nda doğa parkuru kurmayı amaçladıklarını dile getiren Dr. Bulut, “Çorum’da Hititlerin başkenti Hattuşa gibi önemli turizm merkezleri var. Çorum sadece turistlerin geçiş alanı gibi. Kente gelen turistler yarım günde şehir gezisini  bitirebiliyorlar. Tarihi alanları gezen turistler doğaya da meraklı oluyor. Burada 30 bine yakın kışlayan kuşları, üreyen ve nadir türleri göstermek ve tanıtmak için burada bir doğa parkuru oluşturmayı amaçlıyoruz. Çorum’a gelen turistleri burada da ağırlamayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

Obruk Baraj Gölü’nde Hitit Üniversitesinin Oğuz adası adıyla bir yarım adasının bulunduğunu hatırlatan Dr. Bulut, “Adamızda biyoçeşitlilik ve ekoturizmin yanı sıra su sporları da gerçekleştirilecek. Önümüzdeki günlerde inşaat çalışmalarına başlanacak olan adada merkezimizinde bir yeri olacak ve burası tanıtıcı müze olarak karşımıza çıkacak. Doğa ve turizm meraklılarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Emre Avcı da Obruk Barajı’nda hat boyunca izlenen 14 farklı lokasyon belirlediklerini açıkladı. Bunların belirlenmesinde ekolojik koşullar, çevresel etmenler ve yerleşim yerlerinin bulunduğu alanlar gibi özelliklerin dikkate alındığını dile getiren Doç. Dr. Avcı, bu bölgelerin GPS’le belirlendiğini ve bir yıl boyunca gerçekleşen bu çalışmalarda aynı koordinatların kullanıldığını ifade etti.

Obruk barajında yüzey ve yaklaşık 5 metre derinlikten özel cihazlar yardımıyla su örnekleri aldıklarını anlatan Doç. Dr. Avcı, bu örneklerden suyun fiziko-kimyasal özellikleri ve mikrobiyolojik özellikleri gibi önemli bazı parametrelerin ortaya konularak suyun kalitesi hakkında veri toplandığını ve alınan su numunelerinin ölçüm ve değerlendirmelerinin üniversitenin Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Ekoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Laboratuvarlarında yapıldığını bildirdi.

“SULAK ALANLARDA YAŞAYAN CANLILARIN EKOSİSTEMDEKİ BESİN ZİNCİRİ VE SU KALİTESİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEME SAHİPTİR”

Çalışmaların bundan sonraki bölümlerinde Tarım ve Orman Müdürlüğünden de destek alınacağını da vurgulayan Doç. Dr. Avcı, “Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak 2017-2018, 2018-2019 yılları dikkate alınarak mevsimsel olarak bu lokasyonlardan düzenli bir şekilde mevcut bilimsel kurallar ışığında su örnekleri alınıyor. Sulak alanlarda yaşayan canlıların ekosistemdeki besin zinciri ve su kalitesi açısından büyük öneme sahiptir. Ayrıca suda yaşayan bazı canlıların suyun kullanılabilirliği açısından da açısından oldukça önemlidir. Aldığımız bu su örneklerinin biyolojik çeşitlilik ve ekolojik dengenin kısmende olsa değerlendirilmesi açısından kıymetlidir. Alanında uzman öğretim elemanlarından ve lisansüstü öğrencilerinden oluşan bir kadro ile yürüttüğümüz çalışmalar ile buradaki sulak alanın su kalitesini ortaya koymak ve biyolojik çeşitliliğin rolünün açığa çıkarılması açısından önemlidir.

Çalışma ekibi suyun her türlü analizini ayrı ayrı değerlendirerek merkez müdürüne raporlayıp genel değerlendirilmesini yapılması planlamaktadır. Aynı zamanda elde edilen tüm veriler resmi paydaşlarımızla da paylaşılacaktır. Ayrıca suda bulunan çeşitli canlıların artış veya azalış göstermesi ve bu değişime neden olan faktörlerin ortaya konulması, çevrenin ekolojik olarak denge prosedürüne ne zaman eriştiğini, bu denge kurulamadığında canlılarda ne gibi değişikliklerin ortaya çıktığı veya ölüm oranlarının açığa çıkarılması sağlamak için çalışmalarımızı yürütmekteyiz” ifadelerini kullandı.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ve Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak Çorum’un bulunduğu güzellikleri açığa çıkarmak bunu bilimsel bir kalitede bilimsel verilere dayandırarak tüm insanlığa sunma amacında olduklarını anlatan Doç. Dr. Avcı, temel bilimlerin vazgeçilmez olduğunu ve sadece belli başlı alanlarda değil her sahada olduğu, Obruk Barajı’nın da temel bilimlerin çalışma alanında önemli bir yere sahip olduğunu de sözlerine ekledi.

Merkez Müdürü Dr. Şafak Bulut ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Emre Avcı bu kapsamda kendilerine verdikleri destek ve Çorum’un biyolojik ve ekoturizmi açısından güzelliklerinin ortaya çıkarılması için sağladığı katkıdan dolayı Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan’a teşekkür etti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
İlk Sen Haberdar Ol!Web bildirim ile, önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz? Daha SonraBildirimleri Al.