
Bir Günde 250 Tekne: Euro Boat’un Kupon Kampanyalarından Dünya Pazarlarına Uzanan Yolculuğu
Euro Boat Kurucusu Hüseyin Uygun, fiber tekne üretiminde 1981 yılına uzanan tecrübesiyle Türkiye denizcilik sektörünün en deneyimli isimleri arasında yer alıyor. Hürpa ve Simpa iş birliğiyle gerçekleştirilen kampanyada ilk gün 250 tekne satışı yapan Euro Boat, Beylikdüzü Capitol’de düzenlenen alışveriş kampanyasında da kupon çekilişini kazanan tüketicilere tekneler hediye etti. Bir dönem gazete ilanları ve alışveriş kuponlarıyla geniş kitlelere ulaşan marka, bugün Türkiye’den dünyanın farklı ülkelerine tekne ihraç ediyor.
Söyleşi: Bilal Yazkan
Küresel Denizcilik Medya Ağı Stratejist
i
Türkiye’de fiber tekne üretiminin geçmişine bakıldığında bazı markalar, yalnızca ürettikleri modellerle değil, uyguladıkları sıra dışı satış ve pazarlama yöntemleriyle de öne çıkıyor.
Euro Boat’un geçmişinde yer alan gazete ilanları, kupon kampanyaları ve alışveriş merkezlerinde hediye edilen tekneler, Türkiye’de tekne satışının daha geniş kitlelere ulaştığı dikkat çekici bir dönemi temsil ediyor.
Hüseyin Uygun’un aktardığı bilgilere göre Euro Boat, Hürpa ve Simpa iş birliğiyle gerçekleştirilen kampanyada daha ilk gün 250 tekne satışı gerçekleştirdi. Beylikdüzü Capitol’de düzenlenen bir başka alışveriş kampanyasında ise alışveriş yapan tüketicilere kupon verildi; çekilişi kazananlara Euro Boat tekneleri hediye edildi.
Bugün dijital reklamlar, sosyal medya, çevrim içi pazaryerleri ve uluslararası yayın ağları üzerinden yürütülen tanıtım faaliyetlerinin karşılığını o yıllarda gazeteler ve kupon kampanyaları veriyordu.
Euro Boat’un hikâyesi; gazete sayfalarından başlayan, alışveriş kampanyalarıyla büyüyen ve bugün dünya pazarlarına ulaşan sıra dışı bir üretim ve ticaret yolculuğu olarak dikkat çekiyor.
“Tecrübemizin Temelleri 1981 Yılında Atıldı”
Bilal Yazkan: Hüseyin Bey, sizi yaklaşık 17 yıldır tanıyorum. Ancak sizin tekne üretimindeki yolculuğunuz çok daha eskiye dayanıyor. Euro Boat’un hikâyesi nasıl başladı?
Hüseyin Uygun: Bizim fiber tekne üretimindeki tecrübemiz 1981 yılına kadar uzanıyor. O dönemlerde bugünkü üretim teknolojileri, dijital tasarım programları veya hazır ekipman çeşitliliği bulunmuyordu.
Birçok şeyi sahada, üretimin içerisinde ve deneme yoluyla öğreniyorduk. Teknenin gövdesinden dengesine, kullanılan malzemeden denizdeki davranışına kadar her aşamada gerçek bir ustalık ve tecrübe gerekiyordu.
Yıllar içerisinde edindiğimiz bu bilgi ve birikimi 2002 yılında İstanbul’da Euro Boat markası altında daha kurumsal bir yapıya taşıdık. Amacımız yalnızca tekne üretmek değil; sağlam, işlevsel, güvenilir ve müşterinin ihtiyacına uygun tekneler ortaya çıkarmaktı.
“İlk Gün 250 Tekne Sattık”
Bilal Yazkan: Euro Boat’un geçmişindeki en dikkat çekici olaylardan biri Hürpa ve Simpa iş birliğiyle düzenlenen kampanya. İlk gün 250 tekne satıldığı doğru mu?
Hüseyin Uygun: Evet, doğru. Hürpa ve Simpa ile gerçekleştirilen kampanya çok büyük ilgi gördü. Daha kampanyanın ilk gününde 250 tekne satışı gerçekleştirdik.
Bugünden bakıldığında insanlar internet üzerinden kısa sürede binlerce kişiye ulaşabiliyor. Ancak o yıllarda gazete ve kupon sistemi üzerinden böyle bir satış hacmine ulaşmak çok büyük bir başarıydı.
İnsanlar gazetelerde yayımlanan ilanları takip ediyor, kuponları topluyor ve bizimle iletişime geçiyordu. Tekne sahibi olmayı düşünen çok geniş bir kitleye doğrudan ulaşmıştık.
Kampanya yalnızca satış açısından değil, teknenin daha geniş halk kitlelerine tanıtılması açısından da önemliydi.

“Kuponlarını Toplayan Fabrikaya Gelip Tekne Alıyordu”
Bilal Yazkan: Gazete kuponuyla tekne satışı nasıl işliyordu?
Hüseyin Uygun: Gazetede Euro Boat teknelerinin tanıtıldığı ilanlar yayımlanıyordu. Bu ilanların içerisinde tüketicilerin kesip biriktirdiği kuponlar bulunuyordu.
İnsanlar gazeteleri alıyor, kuponları topluyor ve daha sonra bizimle irtibata geçiyordu. Fabrikaya gelen müşteriler tekneleri yerinde görüyor, üretim sürecini inceliyor ve satın alma kararını veriyordu.
O dönem gazetenin çok güçlü bir etkisi vardı. Bugün bir internet sitesinin veya sosyal medya kampanyasının yaptığı işi o yıllarda gazeteler yapıyordu.
Kupon insanların dikkatini çekiyordu. Ancak müşterinin satın alma kararını belirleyen asıl unsur; fabrikayı ve üretimi yerinde görmesi, gerçek bir üreticiyle karşılaşması ve güven duymasıydı.
“Beylikdüzü Capitol’de Alışveriş Yapanlara Tekne Hediye Edildi”
Bilal Yazkan: Euro Boat teknelerinin Beylikdüzü Capitol’de düzenlenen alışveriş kampanyasında hediye edildiğini de öğrendik. O kampanya nasıl gerçekleştirildi?
Hüseyin Uygun: Beylikdüzü Capitol’de düzenlenen alışveriş kampanyasında tüketicilere yaptıkları alışverişler karşılığında kupon veriliyordu.
Bu kuponlar üzerinden yapılan çekilişlerde kazananlara Euro Boat tekneleri hediye edildi. Böylece tekne, yalnızca doğrudan tekne satın almak isteyen kişilere değil, alışveriş merkezine gelen çok daha geniş bir tüketici grubuna tanıtılmış oldu.
Birçok insan belki de hayatında ilk defa böyle bir kampanya aracılığıyla tekne sahibi olma fikriyle karşılaştı.
Teknenin alışveriş kampanyasında büyük ödül olarak verilmesi, hem Euro Boat markasının bilinirliğini artırdı hem de deniz yaşamının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı.
“Kampanya Müşteriyi Getirdi, Güven Satışı Gerçekleştirdi”
Bilal Yazkan: Sizce bu kampanyaların bu kadar büyük ilgi görmesinin temel nedeni neydi?
Hüseyin Uygun: İnsanların denize ve tekne sahibi olmaya ilgisi vardı. Ancak ulaşabilecekleri doğru üreticiyi bulmaları kolay değildi.
Biz müşteriye yalnızca bir ilan göstermedik. Arkasında gerçek bir fabrika, üretim kapasitesi, ustalık ve satış sonrası destek bulunan bir marka sunduk.
Müşteri fabrikaya geldiğinde teknesinin nasıl üretildiğini görebiliyordu. Kullanılan malzemeleri, çalışan ustaları ve üretim aşamalarını inceleyebiliyordu.
Gazete ilanı ve kupon kampanyası müşteriyi bize getirdi. Ancak satışı gerçekleştiren asıl unsur güven oldu.
Bu durum bugün de değişmedi. Dijital reklam müşteriyi size ulaştırabilir; fakat müşterinin satın alma kararını kalite, güvenilirlik ve üreticinin geçmişi belirler.
Gazete Kuponlarından Dijital Dünya Pazarlarına
Bilal Yazkan: Bir zamanlar gazete kuponlarıyla tekne satarken bugün dünyanın farklı ülkelerine ihracat gerçekleştiriyorsunuz. Bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hüseyin Uygun: Satış ve iletişim yöntemleri tamamen değişti.
Eskiden müşteri gazetede ilanı görür, kuponu keser, telefon açar veya fabrikaya gelirdi. Bugün dünyanın herhangi bir ülkesindeki müşteri internet üzerinden modellerimizi inceleyebiliyor, videoları izleyebiliyor ve bizimle görüntülü görüşme yapabiliyor.
Üretim sürecini uzaktan takip eden müşterilerimiz de bulunuyor.
Euro Boat olarak Hollanda, İspanya, Bulgaristan, Kıbrıs, Yunanistan, Romanya, Libya, Azerbaycan, Makedonya ve İsrail gibi farklı ülkelere ihracat gerçekleştirdik.
Bir zamanlar gazetede yayımlanan kuponları biriktirerek fabrikaya gelen müşterilere tekne satıyorduk. Bugün ise dünyanın farklı ülkelerinden gelen siparişlere tekne üretiyoruz.
Satış araçları değişti. Ancak müşterinin üreticiye güvenme ihtiyacı hiçbir zaman değişmedi.
“Teknenin Önemli Bölümlerini Kendi Bünyemizde Üretiyoruz”
Bilal Yazkan: Euro Boat’u diğer tekne üreticilerinden ayıran temel özellik nedir?
Hüseyin Uygun: Üretimin önemli bölümlerini kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz.
Fiber, boya, mobilya, paslanmaz çelik ve döşeme çalışmalarını kendi atölyelerimizde yapıyoruz. Bu sayede üretimin her aşamasını kontrol edebiliyor ve işçilik kalitesini doğrudan takip edebiliyoruz.
Tekne yalnızca fiber bir gövdeden oluşmaz. Mobilyası, döşemesi, paslanmaz aksamı, elektrik sistemi, boya uygulaması ve donanımı bir bütün halinde kaliteli olmak zorundadır.
Biz teknelerimizi A’dan Z’ye kendi üretim anlayışımız içerisinde tamamlıyoruz. Bu yapı, müşteriye özel değişiklikler yapabilmemizi ve farklı ihtiyaçlara daha hızlı cevap verebilmemizi sağlıyor.
Geniş Bir Ürün Ailesi
Bilal Yazkan: Euro Boat bugün hangi tekne sınıflarında üretim gerçekleştiriyor?
Hüseyin Uygun: Motoryatlar, kamaralı tekneler, gezi tekneleri, balıkçı tekneleri, küçük fiber tekneler, sandallar ve farklı kullanım amaçlarına yönelik modeller üretiyoruz.
Her müşterinin denizden beklentisi farklıdır.
Bazı müşteriler ailesiyle günübirlik geziler yapmak istiyor. Bazıları gece konaklayabileceği kamaralı bir tekne arıyor. Bazıları ise amatör veya profesyonel balıkçılık için uygun bir tekne talep ediyor.
Bu nedenle modellerimizi yalnızca dış görünüş açısından değil; kullanım kolaylığı, iç yerleşim, denge, güvenlik ve işlevsellik açısından da geliştiriyoruz.
Üretimde yıllar içerisinde edindiğimiz tecrübe, farklı müşteri ihtiyaçlarını daha doğru anlamamızı sağlıyor.
“Teknoloji Değişti, Ustalığın Değeri Değişmedi”
Bilal Yazkan: Tekne üretiminde yıllar içerisinde en büyük değişim ne oldu?
Hüseyin Uygun: Teknoloji, motor sistemleri, elektronik ekipmanlar, malzemeler ve müşteri beklentileri büyük ölçüde değişti.
Eskiden daha sade ve temel donanımlara sahip tekneler tercih ediliyordu. Bugün müşteriler elektronik sistemlerden iç mekân konforuna, motor alternatiflerinden özel tasarım uygulamalarına kadar çok daha fazla seçenek talep ediyor.
Ancak tekne üretiminin temel kuralları değişmedi.
Doğru malzeme kullanmak, gövdeyi sağlam üretmek, teknenin dengesini doğru kurmak ve işçilikten taviz vermemek hâlâ en önemli konular.
Teknoloji ustalığın yerini alamaz. Teknoloji, gerçek ustalığı destekler ve daha ileriye taşır.
Türk Tekne Üretiminin Gücü
Bilal Yazkan: Türkiye’nin fiber tekne üretimindeki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hüseyin Uygun: Türkiye’nin çok güçlü bir üretim kapasitesi var.
Deneyimli ustalarımız, mühendislerimiz, gelişmiş yan sanayimiz ve uzun yıllara dayanan bir denizcilik kültürümüz bulunuyor. Türkiye’de dünya standartlarında tekne üretilebiliyor.
Ancak kaliteli üretim yapmak tek başına yeterli değil.
Markalaşmak, doğru tanıtım yapmak, ihracat bağlantıları kurmak, satış sonrası hizmet sunmak ve dijital dünyada güvenilir bir şekilde görünmek gerekiyor.
Türk tekne üreticileri doğru medya, doğru pazarlama ve doğru ticari bağlantılarla dünya pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabilir.
“Dijitalleşme Artık Zorunluluk”
Bilal Yazkan: Dijitalleşme Euro Boat açısından ne ifade ediyor?
Hüseyin Uygun: Dijitalleşme artık bir tercih değil, zorunluluk.
Müşteri tekne satın almadan önce üreticiyi araştırıyor, modelleri karşılaştırıyor, videoları izliyor, teknik özellikleri inceliyor ve daha önce yapılan çalışmalara bakıyor.
Geçmişte gazeteye verdiğimiz bir ilan bizi Türkiye genelindeki müşterilerle buluşturuyordu. Bugün doğru bir dijital yayın, medya ağı ve pazaryeri altyapısı bizi dünyanın farklı ülkelerindeki müşterilerle buluşturabiliyor.
Ancak dijital dünyada yalnızca görünmek yeterli değil. Doğru bilgilerle, güçlü içeriklerle ve güvenilir bir marka kimliğiyle temsil edilmek gerekiyor.
Geçmişte gazete ilanının ne kadar etkili olduğunu gördük. Bugün de dijital dünyanın gücünü doğru kullanmak gerekiyor.
“En Büyük Gururumuz, Teknelerimizin Hâlâ Denizlerde Olması”
Bilal Yazkan: Yaklaşık yarım asra ulaşan mesleki tecrübeniz var. Geriye baktığınızda sizi en fazla gururlandıran nedir?
Hüseyin Uygun: Ürettiğimiz teknelerin bugün hâlâ denizlerde olması ve müşterilerimizin onları memnuniyetle kullanması en büyük gurur kaynağımızdır.
Bir tekneyi üretip teslim etmek işin yalnızca başlangıcıdır. O teknenin yıllar boyunca güvenli şekilde kullanılması, müşterinin ailesiyle ve dostlarıyla güzel anılar biriktirmesi gerçek başarıdır.
Eski müşterilerimizin yeniden bize gelmesi veya bizi çevresine tavsiye etmesi de bizim için çok değerlidir.
Ayrıca üretimde yetişen ustaların ve gençlerin sektörde devam etmesi büyük önem taşıyor. Bilginin ve ustalığın yeni nesillere aktarılması gerekiyor.
Genç Üreticilere Tavsiyeler
Bilal Yazkan: Sektöre yeni giren tekne üreticilerine ve genç girişimcilere ne tavsiye edersiniz?
Hüseyin Uygun: Öncelikle sabırlı olmalarını tavsiye ederim.
Tekne üretimi kısa sürede öğrenilebilecek veya yalnızca ticari düşünceyle yapılabilecek bir iş değildir. Denizi, malzemeyi, üretimi ve müşterinin beklentilerini iyi anlamak gerekir.
Kaliteden hiçbir zaman taviz vermemeliler. Bir tekne üzerinde yapılan küçük bir hata, denizde büyük bir probleme dönüşebilir.
Marka oluşturmak elbette önemlidir. Ancak markanın arkasında gerçek üretim, gerçek tecrübe ve güvenilir bir ekip bulunmalıdır.
Reklam müşteriyi size getirir. Kalite ve güven ise müşterinin sizi yeniden tercih etmesini sağlar.
Euro Boat’un Gelecek Hedefleri
Bilal Yazkan: Euro Boat’un önümüzdeki dönem hedefleri nelerdir?
Hüseyin Uygun: Mevcut modellerimizi geliştirmeye, farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik yeni tekneler üretmeye ve ihracat pazarlarımızı genişletmeye devam edeceğiz.
Yılların üretim tecrübesini yeni teknolojilerle birleştirmek istiyoruz.
Üretim kalitemizi koruyarak daha fazla müşteriye ulaşmak, yeni ülkelere ihracat yapmak ve Türk tekne üretimini uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde temsil etmek temel hedeflerimiz arasında.
Geçmişte gazete kuponlarıyla binlerce insana ulaştık. Bugün dijital dünya sayesinde çok daha geniş bir pazara ulaşma imkânımız bulunuyor.
“Biz Yalnızca Tekne Değil, Denizle Kurulacak Yeni Bir Yaşam Sunuyoruz”
Bilal Yazkan: Son olarak deniz tutkunlarına ve Euro Boat müşterilerine ne söylemek istersiniz?
Hüseyin Uygun: Tekne sahibi olmak yalnızca bir ürün satın almak değildir.
Denizle yeni bir bağ kurmak, ailenizle ve dostlarınızla farklı bir yaşam alanına sahip olmak anlamına gelir.
Biz Euro Boat olarak müşterilerimize yalnızca tekne teslim etmek istemiyoruz. Güvenli, keyifli ve uzun yıllar kullanabilecekleri bir deniz yaşamı sunmayı hedefliyoruz.
Gazete ilanlarından, kupon kampanyalarından ve ilk gün gerçekleştirilen 250 tekne satışından bugün dünya pazarlarına ulaşan uzun bir yolculuk yaşadık.
Bu yolculuğun temelinde üretim, kalite, güven ve müşterilerimizle kurduğumuz güçlü ilişkiler bulunuyor.
Üretmeye ve deniz tutkunlarını tekneleriyle buluşturmaya devam edeceğiz.
Editörün Notu

Hüseyin Uygun’u yaklaşık 17 yıldır tanıyorum. Bu süre içerisinde denizcilik sektörünün değişimine, dijitalleşmesine, üreticilerin yaşadığı zorluklara ve satış yöntemlerinin dönüşümüne birlikte tanıklık ettik.
Hürpa ve Simpa iş birliğiyle gerçekleştirilen kampanyada daha ilk gün 250 tekne satılması, Euro Boat’un geçmişindeki en çarpıcı ticari başarılardan biridir.
Beylikdüzü Capitol’de alışveriş yapan tüketicilere verilen kuponlar üzerinden gerçekleştirilen çekilişlerde Euro Boat teknelerinin hediye edilmesi ise teknenin geniş halk kitlelerine tanıtılması bakımından döneminin yenilikçi pazarlama uygulamalarından biri olarak değerlendirilebilir.
Bugün çevrim içi pazaryerleri, dijital reklamlar, sosyal medya ve yapay zekâ destekli arama sistemleri markaları tüketicilerle buluşturuyor. O yıllarda ise aynı görevi gazete ilanları ve kupon kampanyaları üstleniyordu.
Bir dönem gazetelerde yayımlanan kuponları toplayan müşterilere tekne satan Euro Boat, bugün farklı ülkelere ihracat gerçekleştiriyor.
Bu değişim yalnızca bir markanın büyümesini değil, Türkiye’de tekne sektörünün geçirdiği dönüşümü de gösteriyor.
Sektörde “duayen” kelimesi zaman zaman kolay kullanılabiliyor. Ancak gerçek duayenlik; onlarca yıl üretmek, değişen ekonomik şartlara rağmen ayakta kalmak, insan yetiştirmek ve geride denizlerde kullanılan gerçek tekneler bırakmaktır.
Hüseyin Uygun, bu tanımın karşılığını veren isimlerden biridir.
Bilal Yazkan
Küresel Denizcilik Medya Ağı Stratejisti












